başka bir şey: uzay edebiyatı

Elon Musk’ın SpaceX’i uzaya iki adet çok ünlü romancıyı/ öykü yazarını gönderdiği şu sıralarda, yer küre üstünde nefes alan biz insanların yazdığı yıldızlararası deneme, düşünsel.

tamam peki: uzay edebiyatı

peki ya uzay edebiyatı?

Uzay madenciliği, uzay sömürüsü, uzay savaşları gibi gibi uzay kavramlarının hepsine tamam peki ya uzay edebiyatı? Uzayın hikayesini, uzay boşluğunun edebiyatını bizlere sunacak olan o üstün nesil ne zaman, nasıl harekete geçecek?

Bu sorulardan uzakta, baya bir uzakta: yer kürede, biz Dünya’mızın edebiyatını sürdürmeye devam ediyoruz.

uzayın şairi: elon musk

Elon Musk için hiç düşünülmeyen şeyleri düşünen bir dahi diyemeyeceğim fakat yıllardır – belki de yüzyıllardır – düşünülmüş her ne varsa yapma cesaretini ortaya koymuş bir uzay fenomeni. Büyük bir hayran kitlesine ve aynı zamanda ” nefret sahibi ” insanlara sahip bir şirket CEO’su. Elon’la iki çift laf ederken fark ettik ki insanlık uzayı böyle popüler kişilerin ardından ne de çok merak eder hale gelmiş. Carl Sagan’ın, Stephan Hawking’in bütün o yazılmış evren, galaksi, yıldızlar, kara delikler, Cosmos kitaplarının, belgesel olan Cosmos’un kısacası hepsinin yarattığı etki karşısında özel bir şirketin yaptığı ucu kaçık atılımlar dünyayı bir anda ” gökte gerçekten bir şeyler var ve geleceğimiz gerçekten de orada ” farkındalığına kavuşturmuş. Gerçi bugün hala Dünya’mızın düz olduğuna, Ay’a hiç ayak basılmadığına inanan bir kitle var olsa da insanlık yavaş yavaş daimi yuvasından umudunu kesip başka bir yuva arayışına girmiş durumda.

uzay teması

Sitenin ilerleyen günlerinde ” kuasar ” ismiyle bir mini deneme yazısı da yer edecekken halihazırda sitede uzaya yönelik ufak da olsa bir kırıntı barınsın istedim. Sene 2089’da dönüp okunabilecek ufacık bir yazı kırıntısı gözlerimin dolmasına yetecektir. Ben şahsen Dünya’mızdan umudunu kesenler arasında değilim. Daha ziyade kendimi ” bulunduğu coğrafyadan umudu kesenler ” kategorisinde görüyorum. Yani şu an için şartlar elverişli olsa uzay boşluğunda bir seyahat değil, pılı pırtı toplayıp atlanılmış bir uçak seyahati istiyor olurdum.

çok kalabalıksın: dünya

Güncel verileri takip edenleriniz var mıdır bilmem, ben etmeye çalışıyorum. Mesela gariptir ve acıdır ki Türkiye artık 80 milyon değil, 84 milyon. – Suriyeliler dahil değil – Dünya? Ne siz sorun ne ben söyleyeyim: 8 milyarın kapısına dayanmışız – Suriyeliler dahil -. 8 milyara yakın insan, ah inanılmaz: çok kalabalıksın Dünya.

kapatıyoruz: kepenk

Kendimi bazen anarşinin hüküm sürdüğü bir gece sonrası sprey boyalarla kaplanmış gri renkli o buruşmuş kepenkler gibi hissediyorum. Malum Amerika’da hazır karışıklıklar baş göstermişken, üstüne bir de gezi olayları yedinci yılını doldurmuşken kapanışı – bu arada koskoca space x annemin yağ sıçramasın diye duvarı alüminyum folyoyla kaplaması gibi roketin motorunun üstüne kat kat alüminyum sarıp yollamış, bunu da tarihe not düşeyim *ironidir* – kepengi kapatarak yapıyorum. Bir başka dünya mümkün mü? yazımda daha çok çok değineceğimiz şeyler olacak.

twitter’dan roket fırlatışı yapmak için: buraya lütfen.
güzide site arşivi içinse : oxford sözlüğü misali.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir