hatırla

-itiraftır

hatırla, henüz birkaç günlükken hıçkıra hıçkıra ağladığın zamanları hatırla. küçük akciğerine bile yetiremediğin kesik kesik nefeslerini, bulanık gören gözlerini, aydınlığın delice seni rahatsız edişini.

hatırla, sen kötü bir ailede doğmadın.
senin annen ve baban kötü insanlar değildi!
sahi kötü neydi, kimdi?
hatırla,
insanları ”kötüye” iten ne varsa, bunları hatırla.
bir kardeşin olduğu zaman her şeyden habersizdin,
kardeşini ilk fark ettiğin zamanlar o’nun kocaman kapkara gözlerine baktığında içinin ürperişini hatırla!

sen ilk kelimelerini dolu dolu söyleyeceğin günlerini beklerken seni ailenden, annenden bin kilometre ayıran şey neydi, neden tanımadığın insanların içinde çıktı o minik ağzından ilk kelimelerin, hatırla!

sen büyüdükçe gözlerinde babanın önce ne denli büyük bir kahramana fakat zamanla ne büyük bir canavara dönüştüğünü, hatırla.

ilk kez ne zaman, neden, nasıl, niye ne için hiç durmadan ağladığını, gülmen gereken zamanlarda o güzel kahverengi gözlerindeki doluluğu, annenin uykusunda başına gidip nefes alıyor mu, bugün de ağlarken mi uyuyakaldı diye kontrol etmeni, bütün bunları neden yaptığını, sana bunları yaptıran her şeyi, hatırla!

kin tutma, hatırla.

”kin tutmak nedir bilmezdik,
yüzümüz yalnızca kir tutardı.”
dizelerini sana yazdıran o sakinliği o olgunluğu ve kabullenmişliği, hatırla!

hatırla, neydi neşe
neydi endişe?
neydi seni dışarıda ürkek adımlarla yürüten, peşinden hiç ayrılmayan gölge!

hatırla, sen hep çok güzel bir çocuktun.
hatırla, sen hep çok güzel gülerdin.

seni iyi hissettiren bir çift küçük gözü, hatırla!
sana baktığında derinlerden yükselen bir sızıyı nasıl da koşar adım bastırdığını, sana baktığında içindeki yangınlara doludizgin su taşıyan atlıları!

unutma,
hayat, ummadığın şeyleri değil
gayet de umduğun ve beklediğin şeyleri serdi önüne sakince.

yalnızca sen,
hangilerini ne derece yaşamak-
hangilerine karşı ne derece savaşmak-
hangilerinden arkana dahi bakmadan kaçmak-
istedin-
hatırla-

bugün de siyahlar içindesin
bugün de acınacak bir haldesin
gül bahçelerinde yürürken
dikenler için şarkılar söyler gibisin.

hatırla-
seni, sen olmaktan alıkoyan
seni, sana karşı savaştıran
elindeki bütün beyaz bayrakları simsiyah boyayan
neydi, ne olacak hatırla.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir