gün #2

uzun zaman oldu sana yazmayalı. uzun zaman oldu yazdığım her şeyi bir koşu sana okutmayalı. dünya biz en son göz göze geldiğimiz günden sonra epey bir değişti. sınırlar yeniden çizildi, savaş nedir ve ne kadar kötüdür yeniden ve yüksek sesle konuşulur oldu. düşmek basit bir eylem hâlini aldı artık benim için ve kalkmak da bir o kadar zorlayıcı artık beni. çekiniyorum aslında yazmaktan inan. yazdıkça tozlu bir zemini ellerimle temizliyormuşum gibi alttan alttan açığa çıkacaksın diye korkuyorum. üstü tozlu üstü örtülü kalmalı bazı şeyler, buna inandırıyorum kendimi. farkındalık zor şey güzel kızım, farkında olmak içten içe tüketen bir şey beni. her günün bitimine doğru yatağa geçecek olmaktan korkmak başlıca bir felaket. duvarların arasında, karanlığa kendimi teslim etmiş bir şekilde zihnimdeki düşünceleri görmezden gelerek uyumaya çalışmak çok yoruyor beni. günlerdir uyuyamıyorum günlerdir bir hayalet gibi geziyorum ortalıkta. canım benim, biz en son el ele tutuştuğumuz günden bugüne çok şey değişti dünyada. şarkılar artık eskisi kadar işlemiyorlar içime, okuduğum hiçbir şey eskisi kadar etkilemiyor beni. bir farklı görüyorum gökyüzünü bir farklı yürüyorum bütün boş sokaklarda. biliyorsun ki nereye elimi atsam kavruluyor elim. nereye baksam sen orada dikilmiş oluyorsun. güzel kızım, seni en son karşımda rüzgârda salınan kuşlar gibi salınırken gördüğüm günden bugüne çok şey değişti dünyada. bahar bir türlü gelemez oldu, gökyüzü bir türlü kurtulamadı bütün şu bulutlardan. insanlar umutlarını biraz daha yitirdiler geleceğe dair. daha yüksek sesle karşı çıkılmaya başladı bütün düzenlere. hiçbir sabahın o eski tadı yok artık. hiçbir sabah,-uyanır uyanmaz perdelerin ve camların açılmasını hak etmiyor. pek kıymet gösterilmiyor artık güneşe pek aranan bir şey değil artık serin akşamüstleri. güzel kızım, biz son yolculuğumuzdan döndüğümüz günden beri çok şey değişti dünyada. bir hevesle yola çıkmadı kimse. bir gece öncesinde kimsenin uykusu kaçmadı ertesi günü düşünmekten. çocuklar gördükleri her şeyi istemekten vazgeçtiler. denizlere, martılara ve uzaklara küstü insanlar. yüzleri asıktı sokaklarda adımlayan herkesin, herkes varacağı yerden bağımsız düşünceli adımlarla sadece yürüyordu. canım benim, ne çok şey değişti bu kadar kısa zamanda. ne kadar da şaşırtıcı geliyor böyle sıralayınca. seninle karşılıklı oturup da dünyayı sorguladığımız en son günden bugüne dünyayı algılama şeklimiz değişti aslında. gerçeği istersen toprak aynı toprak gök aynı gök. insanlar eskisi gibi mutlular ve mutsuzlar da. çocuklar her zamanki gibi istedikleri şeyler uğruna savaşıyorlar. şarkılar her zaman olduğu gibi içine işliyor tüm insanların. güzel kızım, biz birbirimizi zihnimizden silmeye başladığımız günden bugüne çerçevesiz kaldı bütün resimler. hiçbir çerçeveye sığamadık son kez. hiçbir çerçeve masaya kapatılmadı bir umut tekrar kaldırılmak üzere. bütün çerçeveler parçalandılar ve yakıldılar bütün resimler. renksiz kaldı dünya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir